ÖĞRENCİLERİ YAZAR, AÇI YAYIMLAR.

AYNI ZAMAN DİLİMİNDE FARKLI ÇAĞLARI YAŞAMAK - Seval Yaşar - Öğretmen




Günümüz anne babaları çocukları ile aynı tarihleri paylaşıyorlar fakat aynı zamanı yaşamıyorlar. Bu nedenle de geçmişin yöntemleri ve kalıp bilgileriyle bugünün çocuklarının hayatlarına yön çizmeye çalıştıklarında çatışma yaşıyorlar. Aslında dilimizde çocuklarımızın bizden farklı olduklarını “zamane çocukları, gençleri, şimdiki nesil, bizim zamanımızda…” gibi ifadelerle çoktan kabul ettik. Yani aslında kabullenemesek de biliyoruz bizim zamanımızla çocukların zamanının aynı olmadığını. Ne var ki iş uygulama kısmına geldiğinde takılıyoruz “ biz böyle gördük” lere “büyüklerimiz bize böyle öğretti” lere…  Fark etmiyoruz ki bu çocuklara daha 5-10 yıl öncesinin doğruları bile farklı, yanlış geliyor biz bir de kendi büyüklerimizin doğrularına göre kalıplar biçiyoruz. Artık aynı Türkçeyi bile konuşmadığımız bireylerelerle aynı kuralların hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamak istiyoruz.  Evet, onlar bir birey; teknoloji çağında doğdular ve hayatı internet hızıyla yaşıyorlar. İstedikleri bilgiye istedikleri zaman ulaşıyorlar. Zihinsel ve psikolojik gelişimleri daha hızlı gelişim gösteriyor ve sahip oldukları bilgi sayesinde daha özgüvenliler. Yaş olarak ne kadar küçük olurlarsa olsunlar fikir beyan etmek istiyorlar ve dinlenmediklerini anladıklarında kolayca kırılabiliyorlar. Yani geçmişin “ çocuk dediğin bu kadar konuşmaz, büyükler konuşurken karışılmaz” kalıpları bu çocuklara hiç uymuyor. Meslek hedeflerimiz bile çocuklarımızla çok farklı “Sigortası var mı?” ya da “Devlete kapağı at hayatın kurtulsun” gibi meslek beklentileri geçmişte kaldı. Günümüz çocukları analitik düşünme becerileri, girişimci ruhları ve özgüvenleri sayesinde “Özel sektörde ilerlemeyi” ya da “ kendi işinin patronu olmayı” hedefliyorlar. Zaten bu çocuklar otoriteyle yaşamak istemiyorlar. Onlar korumacı yapıdaki ailelerin bağımsız ruhlu çocukları…
Ebeveynler olarak ne yapmalıyız?
Anne babaların yapması gereken ilk ve en önemli şey çocuklarını kaç yaşında olurlarsa olsunlar dinlemeleri. Öylesine bir dinlemeyle değil, değer vererek, önemseyerek, yorum yaparak gerekiyorsa sorular sorarak dinlemek. Bir fikirle geldiklerinde sırf anne baba olarak sizin yargılarınıza uymuyor diye hemen reddetmeyin. Bu fikrin sağlayacağını düşündüğü faydalar hakkında konuşun. Fikrinizi kabul ettirmek istiyorsanız da onun anlayabileceği doğru kelimeleri seçerek düşüncenizi ifade edin. Sadece kendi kurallarınızı değil onun isteklerini de göz önünde bulundurun. Gerekiyorsa aranızda (yazısız) ufak anlaşmalar imzalayın (Ders çalışması karşılığında bilgisayarla oynamasına izin vermek gibi.). Yeni neslin sizin önden gidip gölgenizde durmak gibi bir niyeti yok onlar sizin onların arkalarında durmanızı da istemiyor; onlar için yanında olduğunuzu bilmek yeterli.


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.