ÖĞRENCİLERİ YAZAR, AÇI YAYIMLAR.

SİYAH-BEYAZ GÖKKUŞAĞI - Rabia Tuncer - Öğrenci



“Siyah-beyaz gökkuşağı” Kulağa tuhaf gelebilir ilk duyulduğunda. Ancak düşüncelerimi sizlerle paylaşınca aslında etrafımızdaki renklere ne kadar kör olduğumuzu anlayacaksınız.
   Aslında biz, sadece renklere değil, hayata körüz. Hepimizin ayrı hedefleri var. Ayrı gayeleri. Bir yol çizmişiz kendimizce, bir dünya yaratmışız. Renksiz, mutsuz, yalnız... Bu dünyanın adına da "hayatta kalma mücadelesi" diyoruz. Sahi nedir bu sürekli dile getirdiğimiz hayat? Bu kadar zor mu insanların bir arada olması ki her birimiz farklı dünyaları yaşıyoruz? Neydi gülmek, mutlu olmak? Instagramda paylaştığımız fotoğraflar mı? Fazladan 100 like gelince mi mutlu olur insanlar? Bizler, mutluluğumuzu hep etraftaki insanlara, eşyalara, canlı cansız varlıklara adamışız. Doğru yerde mi arıyoruz mutluluğu? Yani senin mutlu olma sebebin bir insanken, o mutsuz olunca hiç mi gülmüyorsun? Ya da istediğin giysiyi alamayınca dünya dönmüyor mu? Yanlış yerde arıyoruz yaşamı. Asıl yaşam da, mutluluk da kendi içimizde. O somurtkan yüzler, gülen insanlara karşı " ne kadar çok gülüyorsun sen öyle"  diyen depresif kişilikler, mutluluğunu farklı yerde arayan ya da hiç aramayan, etrafındaki renklere kör, her şeyi siyah beyaz gören insanlardır. Kendi kendini mutlu edebilir insan. Bu öncelikle kendi değerini bilmekle başlar. Kendi değerini bilmek diyorum yanlış anlaşılmasın. Bencil olmaktan bahsetmiyorum. Kendi değerini bilen insan, etrafındakilerinin de değerini bilir. Mutluluğunu herhangi bir şeye mahkûm etmez. Önce kendini mutlu eder, sonra etrafındakileri.


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.