ÖĞRENCİLERİ YAZAR, AÇI YAYIMLAR.

MÜCADELE (Szukalski'nin Hayatı ve Kayıp Sanatı) - Şir Muhammed Ali Tutşi - Öğrenci


Geçen gün hayatımda önem verdiğim Ferman Akgül'ün bir belgesel tavsiyesi bu yazıyı yazmama neden oldu. Önerdiği belgesel “Stanislaw Szukalski'nin hayatı ile ilgiliydi. Adı, Struggle: The Life and Lost Art of Szukalski”dı
        İlk defa duyduğum bu sanatçının hayatını işleyen belgeselini izledim ve 20.YY'a hatta sonraki yüzyıla damgasını vuran bir deha ve o dehanın son baharında hayatına giren onu tekrar keşfeden, onu merakla ve hayranlıkla anlamaya çalışıp hayatına anlam katan seven sahiplenen bir evlat gibi yanında duran belgeselin mimarı Glenn Bray . Leanorda Di Caprio'nun yapımcılığını üstlendiğini belgesel Glenn Bray'in 5 yıl boyunca 200 saate yakın çektiği Szukalski'ye ait videolar üstüne kurulu.
    1968'de Glenn Bray adlı bir pop nesnesi koleksiyoncusu, hiç duymadığı bir sanatçı hakkında iç içe geçmiş imza olan bir kitap keşfeder. Kitap Stanislav Szukalski'nin resimleri ve heykellerinin çizimlerini içerir. Eserlerden oldukça etkilenen Glenn, Szukalski'nin kitabını, etrafında ki sanat camiasından dostlarına gösterir kime gösterirse herkes de Glenn ile birlikte eserlere hayranlık duyar. Bir gün bir kitapçı koridorunda yürürken, Glenn aynı karakteristik özelliklere ve iç içe geçmiş imzaya sahip bir poster ile karşılaşır. Kitapçı, çizimin yazarının birkaç yıl önce kendisine verdiğini ve birkaç kilometre uzakta yaşadığını açıklar. Bunu duyar duymaz Szukalski'yi görmeye giden Glenn, Szukalski'nin hayatına ilk adımını atmış olur. Daha 25 yaşında olan Glenn 80 yaşında ki Szukalski'ye duyduğu hayranlık vakit geçirdikçe giderek artar. Glenn, Szukalski'nin hayatını öğrendikçe şu soruyu kendi kendine sorar “Böyle bir adam nasıl olur da geri planda kalır? ”
      Szukalski, 1893 yılında Polonya’da hayata gözlerini açmıştır. Daha küçük yaşlarda farkını ve yeteneklerini gösteren Szukalski, daha 7 yaşında iken arkadaşları tarafından heykeltıraş olarak çağrılırdı. Okulun yetenekleri körelttiği ve ezber olduğunu savunan Szukalski kendi alfabesini oluşturmuştur. Her şeyden çok sevdiği babasını daha 13 yaşında kaybeden Szukalski anatomiyi babası sayesinde öğrenmiştir. Daha 14 yaşında Sanat akademisine giren Szukalski modelle çalışmanın yetenekleri körelttiğini belirterek sanat akademisinden ayrılmıştır.
     Sanatın abartı olması gerektiğini belirten Szukalski bu düşüncesini heykellerine yansıtmıştır. Kendini o dönem şu sözler ile anlatır “Bir cebime Rodin'i diğer cebime Michalengelo'yu koyup güneşe doğru yürüdüm". 1930’lu yıllarda Polonya'da milliyetçiliğin sembolü olmuş Slav ırkının üstünlüğünü savunmuş, Yahudi karşıtı dergi çıkarmıştır. 200’e yakın heykel yapan Szukalski’nin eserleri II. Dünya Savaşında ki bombardıman sonucunda bir kısmı yok olmuş bir kısmı da kaybolmuştur.
    Amerika'ya eşiyle üç bavulla dönmüştür. Amerika'ya her şeyini kaybedip dönen Szukalski, Glenn ile tanışana kadar eşiyle yoksul bir hayat sürmüştür. Glenn, her konuda Szukalski'nin yanında olmuştur. Her zaman ziyarete gelip onunla vakit geçirmiştir. Szukalski, Glenn'a kendi öne sürdüğü bir akım olan Zermatism'i anlatmıştı. Bu akımı 40 bin çizim ve 54 cilt antolojisi ile açıklamıştır. Bu fikrinde insanlığın soyunun büyük sel sonrası Paskalya Adasına dayandığını öne sürer ve incelediği eserlerde eskiden ortak bir dil kullanıldığını bunu heykellere yansıdığını öne sürer. Büyük tufan öncesi tüm dünyada sembolik anlam ifade eden bir sistem olduğu sonucuna varır. Kendi bulduğu dil olan Protong’un dünyadaki tek dil olduğuna kanaat getirir.
      Szukalski, Amerika'ya döndükten sonra gençliğinde olan tüm milliyetçi düşünceleri değişmiş ve bunu sınırlara inanmadığını eğer bir vatandaşsan dünya vatandaşısın diyerek göstermiştir.Bunu eşini kaybettikten sonra yaptığı “Son Nefes” adlı heykeli ile ifade etmiştir. Glenn'e göre bu yaptığı en inanılmaz heykeldir. Hayatının son anlarını dostu Glenn’in desteğiyle geçirir ve son nefesinde Glenn yanındadır. Vasiyeti açıklandığında evinin anahtarı dahi bütün her şeyini onun bilgilerini ve kendisini keşfeden Glenn'e bırakmıştır. Glenn , Szukalski'nin ölümünden sonra sarsılmıştır ve eve gittiğinde Szukalski'ye onu götüren iç içe geçmiş posteri yerde görmüştür. O poster ile tanışıp o posterle ayrılmışlardır



“Bütün medeniyetleri, karşı başparmak var etti. Sıradan insanlar, onun bu kadar önemli olması fikrine dayanamadı. Bu yüzden onunla, kendileri arasına bir çukur kazdılar. İşte bu Struggle”  Szukalski, bu eserinden bu şekilde bahsetmiştir.
‘Bu dünya için yeni şeyler var etmek istiyorsan asla kimseyi dinleme. Bilgeliğini, tüm bilgileri baş parmağından emmek zorundasın. Kendi kendinden.’
     Stanislaw Szukalski o dönemde televizyonla ilgili görüşlerini “Bizim ilgimizi yönlendiriyorlar. Kalbimizden, aşkımızdan ve tutkumuzdan uzaklaştırıyorlar. İnsanlar gün geçtikçe daha da az zeki hale geliyor”. Bizi içimizden yıkıyorlar diyerek ifade eder. 



2 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı...
    Şir Muhammed Ali TUTŞİ" yı tebrik ediyorum...

    YanıtlaSil
  2. Harika bir yazı. Tebrikler Şir Muhammed.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.