ÖĞRENCİLERİ YAZAR, AÇI YAYIMLAR.

TEKNOLOJİ 4.0 VE MUHTEMEL SONUÇLARI - 2 - Necmettin Türkekul - Öğretmen


Peki satılacak bu ürünleri kim alacak? İşte bu cevaplanması oldukça müşkül bir soru olarak ortada durmaktadır. Bu sorunun cevabı gelecek onlarca yıl boyunca bulunması gerekeli bir muamma olarak kalacaktır. Bu soru üzerine tüm akledebilenlerin akıl yürütmesi gerekmekte ve bu soru Fütüristlere bırakılamayacak kadar kıymetli ve önemli olduğu bilinmelidir.
       Şu an birçok devlet işsizliği önlemek için kamu alanlarında ihtiyaç fazlası istihdam var ederek kamu teşekküllerinin ödeme dengelerini bozacak hale getirmeyi göze alıyor. Ancak bu durum gelecekle ilgili sürdürülebilir bir model olarak görülmüyor. Zira üretimde emek yoğun yapı ortadan kalktığında buna bağlı olarak gerçekleşmesi gereken birçok bürokratik durum da ortadan kalkmak durumuyla karşı karşıya kalacaktır. Devlet şişen kamu çalışanı stokunu ekonomik refah seviyesiyle sürdüremez hale geldiğinde sosyolojik travmalar ve iç karışıklıklar kaçınılmaz bir sorun olarak ortada yer alacaktır. Bu durumda devreye girmesi gereken tek seçenek devlet algılamasının ve yapılanmasının gözden geçirilmesi.
       Gelecekteki devlet algoritmasının nasıl şekilleneceğinin, mal, hizmet vb. şeylerin değişim değerinin nasıl olacağının  (bugün için para) ve bu paranın nasıl elde edileceği ve nasıl el değiştirileceğinin planlamalarının yapılması ve felsefi altyapısının bugünden oluşturulması gerekmektedir. Bu gereklilik konusunda devlet erki, ekâbir, aydın ve üniversitelerinin ciddi mesai harcamasına ve yapılan istişareler sonucu oluşacak sonuçların mutlaka hayata konulmasına ihtiyaç vardır.
       Bu yeni sanayi devrimine doğru gidişi hızlandırmak için salt bilgi yeterli olmayacak insan becerisi ve kabiliyetlerine de ihtiyaç duyulacaktır.  Sanayi 4.0 bir anlamda iş gücü talebinin azalması gerektirecektir. Bu nedenle de kurumlarda bulunan çalışanların artık ihtiyaç dışı fazlalık olması tehdidi oluşturuyor. Bu nedenle birçok Sanayi 4.0 için istekli olsa da istihdam sorunları nedeniyle birçok devlet ayak diremektedir.
     Büyük şirketler dünyada bu kadar insanın yaşamasına gerek duymuyor. Ürettikleri ürünlerini alabilecek kadarı yaşasın, geri kalan yaşamasa da olur diyenler var (Evanjelisler gibi). Bu durum ya büyük çaplı savaşlara (armagedon vari) ya da güçlü ülkelerin güçsüzleri yok etmesine yol açacak yeni bir istila sistemini (ki Ortadoğu’da başladı gibi) doğuracağa benziyor.
        Geleceğin nüfus yapısı rahat yaşam beklentisinin zirve yaptığı, doğum oranlarının az,   yaşlı nüfus oranını fazla ve bunun sonucuna bağlı olarak doğurganlığın yok olduğu bir durum oluşacaktır. Bu durumda üretmenin de anlamsızlaştığı ve insani değerlerin yok olduğu bir gelecek bizleri beklemektedir. Hızla yaşlanmaya devam eden dünya da en önemli sorunlardan biri de insansızlık olacak. Hiçbir sektör için üretimin olmasının bir anlamı kalmayacak ya da makineler neden ürettiklerini bilmeden üretmeye devam edeceklerdir.      
                                                                                             devam edecek...

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.