ÖĞRENCİLERİ YAZAR, AÇI YAYIMLAR.

2. DÜNYA SAYAŞI - Osman Naim Gökmen - 3 A Sınıfı Öğrencisi 5. BÖLÜM


Jimm dede esirdi. Şimdiye kadar birçok alman askeri kurşuna dizilmişti. Belki de sıra Jimm dedeye gelecek onu da kurşuna dizeceklerdi. Elinde ne gelebilirdi. Jimm dede çok akıllı bir insan esir olduğu yerde herkesin gözdesi olmuş. Hem çalışkan hem de çok sevimliydi. Herkesi güldürmeyi başarabiliyordu. Gerektiğinde her şeyle dalga geçer ve herkesi güldürebilirdi. Esir kampının maskotu gibiydi. Jimm dede de günlük tutuyordu. Her gün defterine bir çentik atıyor kaç gündür esir olduğunu oradan anlıyordu. Ve bu çizgileri hergün baştan başlayarak sayıyordu. 180 tane çentik olduğunu gördü.
      
    Jimm dede dışarıdan çok neşeli mutlu bir insan gibi gözükse de iç dünyası öyle değildi Birçok korkuları ve kaygıları vardı. Aklı hep sevgili kızı Aliz ve sevimli torunu Tommy ve tabiki de damadı Lucax ‘taydı acaba ne haldelerdi. Lucax’ tan hiçbir şekilde haberi yoktu. Bazen kendi kendine kızıyor sen ihtiyar adamın tekisin ne diye savaşa katıldın da kızını ve torununu yalnız bıraktın aptal herif diyordu kendine. Keşke onların yanında olsaydım onları yalnız bırakmasaydım diye düşünüyordu.
İşte bu Jimm dedenin en çok pişman olduğu şeydi. Ama çaresizlik çok zordu elden bir şey gelmiyor hiçbir şey yapamıyordu. Aslında günleri çok kötü değildi. Fransız askerleri ile iyi dostluklar kurmuştu. Hatta askerler ona Jimm amca diye hitap ediyorlardı. Ona saygı gösteriyorlardı. Bazen bu durum Fransız komutanların tepkisine bile neden oluyordu. Ama Jimm dede Fransız komutanların bile dostluğunu kazanmıştı. Nadiren bile olsa bazı askerler ona kötü davranabiliyordu. Bu durumda Jimm dede sessiz kalıyor ve durumu geçiştiriyordu. Jimm dede her geçen gün savaşların çok kötü olduğunu düşünüyor ve gencecik insanların ölmesine üzülüyordu.
        
+   Bu insanların hiç birinin suçu yoktu ölmeyi hak etmiyorlardı. Keşke bu savaş hiç başlamasaydı. Tüm insanlar kendi ülkesinde kendi evinde aileleri ile yaşayabilselerdi. Fransız askerleri Jimm dedeye çok güveniyorlardı.  Ona silahlarını bile temizletiyorlardı. Jimm dede orada sadece Fransız askerleri ile dostluk kurmuyor Diğer esirlerle de arkadaşlık kuruyordu. Herkesin Jimm amcasıydı orada herkesle arası çok iyiydi. Jimm dede çok iyi bir eğitim almış bir insandı. Almanca, İngilizce, Fransızca ve İtalyancayı çok iyi konuşabiliyordu.  Oradaki birçok kişi kendisine akıl danışırdı.
Esirlerin büyük bölümü iyi eğitim almamış insanlardan oluşuyordu. Bilmedikleri her şeyi Jimm dedeye soruyorlardı. Günler böyle geçerken esir askerlerden biri Jimm dedenin dikkatini çekmişti.
Bu gencin sanki psikolojisi bozulmuştu. Bakışları bir değişikti. Jimm dede bu genci göz takibine aldı. Bu gencin adı Lion’ du Jimm dede bu gençle birkaç defa konuşmaya çalışsa da başaramadı. Lion ‘un aklında çok kötü bir şey vardı. Jimm dede bunu hissediyordu. Günlerdi onu göz takibinden hiç ayırmıyordu. Öğle yemeğine oturmuşlardı yemek yiyorlar ve Jimm dedenin yanın da birçok esir var ve Jimm dede ile sohbet ediyorlardı. Jimm dedenin aklına birden Lion geldi. Bütün yemekhaneyi gözü ile taradı. Ama Lion yoktu düşünmeye başladı Lion nerede acaba diye birkaç gündür Lion ‘un bakışları daha derindi.
Sanki bitmiş bir insan gibi bakıyordu. Acaba Lion kendine kötü bir şey yapabilir mi diye düşündü. Birden yemeğini bırakıp yemekten kalktı. Doğruca  Lion çadırına gitti. Lion elinde bir bıçakla öylece duruyordu. Lion birden bıçağı kendine doğru batırmaya çalıştı. Jimm dede birden atıldı Lion ‘ un elini yakaladı. Bütün güçü ile Lion ‘u engellemeye çalışıyordu. Lion bıçağı boğazına doğru götürdü. Jimm dede Diğer elini Lion ‘ un boğazına koydu. Bıçak Jimm dedenin elini kesti. Ve bıçak yere düştü 


                                                                                                               DEVAM EDECEK..

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.